1 Mart 2012 Perşembe

eksik olsun

Anasının babasının onları yetiştirirken yaptığı hataları yapmamaya and içmiş neslin de günü geldi ve onlar da ebeveyn oldular. Sıra onlarda artık, çocuklarını gerçek bir birey gibi yetiştirecek, sorumluluk almayı ve bağımsız olmayı öğretecek, spora ve sanata yönlendirecekler. Onlarla bir birey gibi konuşacak, "bu yaptığın yanlış" diyecekler. Fakat çocuk neticede onların genetik mirasını da aldığı için söyledikleri çoğu şeye embesilce tepkiler verecek maalesef.

Çocuğuna her şeyi konuşarak öğretebileceğini zanneden, ele güne karşı akıllı ve bilinçli ebeveyn gibi görünmeyi kendine bir dert edinmiş anneye bi çift lafım var,

"Çocuk başkasının önünde terbiye edilmez"

Zamanında amcam söylediğinde "eh evet tabi" diye pek önemsemediğim, ama anası arkasından mikmik konuşurken onu zerrece sallamayan çocukları gördükçe tekrar tekrar düşündüğüm pek özlü bir söz bu.

Anasının yanında şeker meker verilen çocuğun hemen "Aleyna/Ceylin/Yiğit ne diyorduk? Teşekkür ederim diyorduk dimi?" diye sıkıştırılmasına çok kereler şahit olmuşluğum var. Parmak kadar çocuktan kimse teşekkür beklemediği halde anne, nedense, çocuğuna teşekkür etmeyi öğretmiş olmaktan acayip bir gurur duyacaktır. Karşımızdaki çocuğun teşekkür ettiğini görsek sanki bir odunun dile gelmesine şaşırdığımız gibi şaşıracakmışız, bu mucizeyi gerçekleştiren anneye hayranlık duyacakmışız gibi saçma sapan bir inat. Bugüne kadar teşekkür eden çocuk görmedim, teşekkürü anlayan çocuk da görmedim. "teveveve" diye ağzında gevelerken sağa sola, yolun karşısında yürüyen köpeğe bakar çocuk. Normal. Ama teşekkürü illa ki öğreteyim diyen anne çocuğu elalemin önünde gereceğine evinde kendisi kocasına, çocuğuna, anasına teşekkür etse hem çocuk teşekkür etmeyi öğrenecek, hem de ele güne karşı gerginlik yaşanmayacak.

Buradaki mesele de, birtakım insanların her nedense teşekkür etmeyi inanılmaz derecede asil bir hareket gibi görmesidir. Çocuk teşekkür ettiği anda annesinin de elinden tutacak ve birlikte sınıf atlayacaklarmış gibi, bir sürü insani hasletten önce ve en başta teşekkür öğretmeye uğraşır. Teşekkür dediğin alt tarafı toplumsal bir kod. Kimi toplumlar çok önem verir, kimsi hiç önem vermez. Kimi ota boka kullanılmasına çok alışmıştır, kimi de ota boka kullanılmasına şaşırır. "Ödemeniz hesabımıza geçmiş, teşekkür ederiz" dediğin Alman müşterin "Phf, niye ki" der mesela, herif yapması gerekeni yapmış, bir de üstüne lütuf görmüş gibi teşekkür ediyorsun, acaba yalakalık mı ediyorsun diye kıllanabilir bile. Böyle lüzumsuz bir teferruatın gelip çocuk terbiyesinin önsözüne oturması, alamet sayılması saçmalık değil de ne?



Birey dediğin anaokulunda "hayır" diye bağırarak olunmaz, böyle olunur.



Muhabbet kuşuna öğretir gibi bin kere tekrarlaya tekrarlaya çocuğa "teşekkür ederim" demeyi öğrettin diyelim boşkafa, bu çocuk yuvada, sokakta arkadaşıyla kavga ediyor, kediye köpeğe eziyet ediyor, zevk olsun diye böcek eziyor ve ağaçların dallarını, yapraklarını koparıyor. Başkalarıyla beraber yaşamayı öğrenemediği gibi insana da, canlıya da zerre kadar saygısı yok. Şimdi al o teşekkürü götüne sok bakalım. Sümüklü çocuğunu da bulduğum yerde döverim haberin olsun.

Zaten bu tiplerin çocuklarının alamet-i farikası insan içine çıkınca ipinden boşanmış gibi sağa sola saldırıp aptal aptal bağırması, kendilerinin de çocuğun arkasından "meriç lütfen" demesidir. Kudurmuş gibi koşan çocuğa lütfenle talimat verebileceğini sanacak kadar şuursuz bir insandan çocuk yetiştirmesini bekliyoruz. Akşamları gerzek gibi dizi seyredeceğine çocuğuyla oyun oynasa, karşısına alıp iki satır konuşsa, dinlese belki sözünü de tutturabilir ama, evde göstermediği ilginin karşılığını böyle topluluk içinde yok sayılarak alacak bilmiş anne. O yüzden hiç çocuğum embesil oldu diye üzülmesin. Çünkü evde kötekle terbiye ettiği çocuk, dışarda kötek atamayacağını çoktan çözmüş durumda.

Bu yazdığıma "ehi ehe senin de çocuğun olsun da bi gör" diyecek olana da en az bi bu kadar lafım var. Evlilik için de aynısını diyorlardı, yaptık gördük. Atla deve değil, dangalak olmak ya da olmamak meselesiymiş.

15 yorum:

Elmoş dedi ki...

"Ne gibi?" sorusuna "Mohtesem olmus" diye bir cevap opsiyonunuz yok mu?

Bir de burada her mailin sonuna, bir sey rica etmese bile "tesekkurler" yazdigimizi biliyor muydun?

Dunden bir ornek: "Her number is above in the subject line, thanks."

hevesli bardak dedi ki...

Eheheheh "thank you in advance"
yani diyor ki

"sen kovmuyorsun, ben teşekkür ediyorum"

bu şakayı sonra gördükçe uyuz olacağım ama yapmadan da duramadım. Beğendiğine çok sevindim aziz dostum.

B. dedi ki...

evliliği de yazsana. hadi hadi n'olur!! :)

hevesli bardak dedi ki...

Yazıcam da büyük konuşurum başıma bir iş gelir diye korkuyorum :/ (Çocuk işinden korkmamışım nedense.)

ege dedi ki...

harika olmuş bu, bayıldım! evliliği de bekliyoruz. ben de yeni becerdim o işi, yazasım var. hadi ilk kurşunu sen sık hevesli'm, ben de gerisini getireyim - tabi senden sonra diyecek bir şey kalırsa :)

hevesli bardak dedi ki...

OOO hayırlı olsun egeaanım (: O işi sıcağıyla yazsam iyiymiş, şimdi evirip çevirmekten iyice pörsüdü gitti elimde.

Bunu Bugün Öğrendim dedi ki...

"ne diyorduk? teşekkür ederim" bu lafa öyle sinir oluyorum ki, bahsettiğine çok sevindim =) amerikan filmlerinden mi kaptık nedir... (bir de çocuğuna annecim, babacım, teyzecim diyenlere de uyuzum ama o başka bir konu)

deniz dedi ki...

bu yazı yıllardır içimde tutmuş olduklarımı açığa çıkardı, meğer anama babama karşı ne büyük kinim varmış, piiüüü. öyle minik falan değil, bildiğiniz eşşek kadar olmama bakmaksızın elalemin yanında sürekli bir terane, ”teşekkür ettin mi?”
”ETTİM AMA GERİ ALIYOM A.K.!”

yeni nesil anne babalarda farkındalık uyandırmak adına inanılmaz önemli bir katkı olarak görüyorum bu yazıyı, elleriniz dert görmesin.

hevesli bardak dedi ki...

Bunu Bugün Öğrendim (hehehe), teşekkür ederim. "Annecim", "Teyzecim" diyenle pek derdim olmadığı için onlara ağız dolusu yardıramayacağım. Sen yardırsan dinleriz (:

Denizaanım size de teşekkür ederim, bilögümü 3-5 kişi okuyor, halka inemiyorum, nasıl arttıracağız bu farkındalığı :/

özlem dedi ki...

heveslı bardak; yorumu nereye yazacagımı bulamadım kusura bakma..e-maılde atamadım sorun var sanırım..sebamedın clear serısındekı nemlendırıcı jelı kullanmışsın yorumunu okudum allaboutskıncare'de..cılt tıpın nasıl acaba?ben de düşünüyorum ama bazı arkadaşlar yapış yapış oldugunda bahsedıyolar ürünün artı cıldım yaglı degıl kuru karma..şımdıden teşekkür ederım ılgıne.

Reyhan dedi ki...

Merhaba, all about skincare bloğuna bıraktığınız yorumda ''Sebamed nemlendirici, üzerine güneş kremi sürüyorum'' demişsiniz.Güneş kreminizin adını çok merak ettim, bende sivilce yapmayan güneş kremine henüz rastlamadım çünkü. Konuyla ilgisiz oldu ama cevaplarsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ed... (ay ne desem şimdi,bilemedim) Allah razı olsun :))

hevesli bardak dedi ki...

özlem, Blogger profilinde mail adresim görünüyor olmalı. Şimdi baktım mail gelmemiş. Sebamed jeli ben çok az kullanıyorum, bir karabiber tanesi kadarı bütün yüzüme yetiyor. Normal nemlendirici kadar kullanılırsa biraz yapış yapış olabilir. Az kullanılırsa hemen emiliyor. Cildim karma, senin kuru kalan yerlere belki biraz nemlendiriciyle takviye yapman gerekebilir.

hevesli bardak dedi ki...

Reyhan, güneş koruyucu olarak Bioderma kullanıyorum. Düz turuncu kapaklı olanı. Senden de Allah razı olsun hahaha.

Hülya Cinsçiçekçi dedi ki...

ben yeni keşfettim sizi ve blogroll'e aldım. fbde ve twitterda paylaştım bu yazıyı ve ba-yıl-dım. hemi de 4,5 yıllık anne olarak "hay ağzını opeyim" diye diye okudum

hevesli bardak dedi ki...

Teşekkür ederim Hülya Hanım, çok atıp tutup anneleri kızdırmadıysam aferim bana.

bunları da bilelim

Related Posts with Thumbnails